SOBE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SOBE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Gülümse, hadi gülümse, bulutlar gitsin....


Bir tatlı ödül almaya geldim, tatlı aynur (küçük hala) nın bloğundan. Gülümsedim, sevindim, güne güzel başladım, güneşte var ya yalan da olsa yaz mış gibi yapıyor ya, mutlu hissediyorum bu gün. Paylaştıkça çoğalsın diye de paketleyip gönderiyorum:
_Tuğranın annesi emine
-Ballı lokmam
-Deli Anne
-Bahar ve kızısı yağmur
-Yaz aşkı
-prenses kuzu, defne ve annesine ve hatırlayamadığım bütün blog annelerine...

Devamını Oku »

MİM




Deli Anne beni mimlemiş. Mimlendim yani. Biraz ürkütücü geliyor kulağa. Olumsuz kullandığımız için herhalde. Yani insan 'telefonlarım da dinleniyomudur acaba' diye düşünüyo bir an :)
Mimin konusu ; Garip Huylarımızı ve Yapamadıklarımızı 7 maddede sıralamak.
Zormuş be! KPSS gibi.
Başlıyım artık, kaçış yok. Ben kendime, beceremedi, yazamadı, efendim tıkandı dedirtmem! Şimdi diğer blogcu analar yazarken benim kızım garip mi kalsın? Hayatta olmaz.

1. Garip huy durumu görece tabi, yani bana göre herşey normal, değişik huy, belki...
Mesela bir yere bakarken kafamda renkler arasında geçiş oyunu oynamaya başlıyo nöronlar. Yani görüntü içindeki bir renkten başka bir renge direkt geçiş yapmanın yollarını arıyorum, açıklayamadım, biliyorum...

2. Birisi ısrarla kendi fikrini söyler, ısrarla tavsiye vermeye çalışırsa sinirleniyorum, işe yarayacağını düşünsemde yapmıyorum, yapamıyorum. Başkası tavsiye istediğinde de, içinde 'sen bilirsin tabii' geçen, özür diler gibi cümleler kuruyorum.

3. Yeni durumlar bende heyecan yaratıyor, uyuyamıyorum, sıradan bir tatil günü bile hava aydınlandığında bir kıpırtı, heyecan beni uyandırıyor, sonrada gün ortasında yorgun hissetmeye başlıyorum. Sabahları uzun uzun uyumak isterdim ama hep erkenden ilk uyanan ben oldum, çocukken bile... Aslında bu durumun bir yararı var ki, günün başlamasını beklerken kitap okumak, benim için kazanılmış bir zaman oldu, özellikle üniversite de akşam üstü kalkan arkadaşları beklerken, çok kitap bitirdim...

4. Estetik, uyumlu, kaliteli, değişik, asil olanı seviyorum, bu konuda takıntılarım var, pahalı anlamında değil, lüx de değil başka bişey işte, olmayınca beni rahatsız ediyor. Hep söylerim 'benim için bir eşyanın işlevi değil, diğer eşyalarla uyumu önemlidir' diye. Eşimde bana kaygılı gözlerle bakar...

5. Duruyu beklerken 5 aydan fazla bulantı yaşadım, aynı dönemde babam hastaydı, bu dönemle ilgili kurtulamadığım takıntılarım var, işyerinde olmak işkence gibiydi, o ara power fm.de dönen tüm şarkılar duyduğum zaman midemi bulandırıyor, evin oturma odasını kullanmıyorum, midemi bulandırıyor, sanırım loş ışık çağrışım yapıyor, arabada çakmak yerine takılan bir mp3 çalar var, görmeye bile dayanamıyorum, şu an bunlar aklıma geliyor...

6. Babamın hastalığı sonrası farkındalık oluştu, kanserojen etkiden uzak durmaya, uzak tutmaya çalışıyorum. Çok ta söylenmek istemiyorum, insanları sıkmamak için sürekli bahsetmek hatırlatmak ta doğru değil ama tutup plastik biberona kaynar suyu doldurup, sonra o biberonu soğuk suyun içine koyup mamayı ılıtmaya çalışan, mamasını bitiren bebeğin ağzını en adı sanı duyulmamış (hoş duyulsa n olur?) ıslak mendille silip bir de plastik emzik dayayan anne gördüğümde ıslak odunla dövmek istiyorum. O minicik organizma plastikle mi mücadele etsin, iki tane faydası varsa 10 tane zararı olan 'mama'ylamı bilemiyorum. Kapatıyorum.

7. Hep tasarımla ilgili bir işim olsun istemiştim, yapamadım, hala bir gün olacağını düşünüyorum, ama beklemekten başka da bir şey yapmıyorum...

Yani böyle, herhangi bir gariplik yok bende :) sizde varsa siz söyleyin;
Bahar , Emine ,









Devamını Oku »

Kıyafet mimi


Prenses kuzu Defne'nin annesi göndermiş. Defnenin annesi, Duru günlerimiz'i açıp ilk postu yazdığımda hemen yorum yapmış, ilk yorumu yazarak beni heyecanlandırmıştı. İşte bizim kuzular böyle online paylaşımlı olarak büyüyorlar. Öpüyorum Gökçeyi. Mim seçme ve yerleştirme sorularını çözmeye başlıyorum hemen;

1-Nasıl Giydiriyorsunuz?
Rahat ve şık giydirmeye çalışıyorum, Uyumlu olması mutlak kural!
2-Marka mı? Pazar mı? Semt butiği mi? Nerelerden alışveriş yapıyorsunuz?
Hepsinden. LCW lere alerjim var, bütün baskın renklerin aynı tshirt üzerinde olduğu birde kocaman logo basılmış kıyafetleri çocuklara yakıştıramıyorum. Daha uçuk tonlarda, daha sade alıyorum. Çok beğendiğim markalar var, mutlaka girip dolaşırım, dayanamayıp bazen ihtiyacı olmadığı halde bişeyler alırım ama pazarda ve export kıyafet satan mağzalarda da çok güzel markalar var. Baby Chic diye bir marka var mesela, pazarda ve ihraç fazlası kıyafet satan mağzalarda, bu yeşil etiketli markayı ararım. Hem kumaş kalitesi hem de olması gerekenden fazla süs, taş tuş pul vs. kullanmadan, şirin kıyafetler tasarladıkları için. Bu arada böyle bir mağazası olan arkadaşım Seher'in söylediği bir şey var, ihraç fazlası ürünler, daha kaliteliymiş , çünkü yurt dışı pazar için üretiliyor-muş.
Yaz kış, salopet en sevdiğim çocuk kostümü.
Bir de aynı renk ya da benzer şeyleri giymeyi seviyorum kızımla.
3-Terlik mi? Sandalet mi?
Terlik konusunda Duru pek başarılı değil, hep takılıp düşücekmiş gibi geliyor, yazın ayağını rahat ettiren sandalet, ayakkabı bulmakta zorlanıyoruz. Genelde bir yerinden sıkıştırıyor, ya da kızarıyor ayacıkları, değiştirerek, giydiriyorum hepsini. En çok spor ayakkabıyı yakıstırıyorum daha serin havalarda.
4-Haftada 3-5 defa makine döndüren çamaşır canavarlarının cicilerini ütülüyor musunuz?
Sadece 'beni ütüleeee! diye bağıran elbiselerini ütülüyorum. Domestik ev işleriyle hiç aram yok, sadece olması gerektiği kadarını yapıp, kalan vaktimi Duru'yla eğer ordan da artarsa, film-kitap-hobi şeklinde değerlendirmek, yaşam felsefem.
5-Şapka sorun mu? Nasıl çözüyorsunuz?
Evet. Sürekli kafasındaki şapkayı çekiştirip, yerleştirmeye çalışarak çözmeye çalışıyorum.
6-Malum deniz mevsimi açıldı? Mayo kullanıyor musunuz? Öneriler?
Sadece bikini altı alıyorum. Takım olanların da üstünü çok kullanmıyoruz, önemli olan rahat hareket etmesi. 50 Faktör sebamed'ten çok memnunuz.

herhalde herkes mimlendi, Gücübe'ye gönderelim bizde...

Devamını Oku »

fotoğrafçı annelere...

Devamını Oku »

SOBE

Yiğitin annesi, filiz, sobelemiş. Bende hep merak ederdim, sobe neki? mim ne nmk die. Teşekkür ederim Filizcim, öğrenmiş oldum:) Konu, 2009 neden iyi geçti imiş. Yani aslında bilemiyorum, 2009 iyi mi geçti? Bir tatsızlık olmasada vasat bir yıldı diyebilirim. Ferhatçım daha çok ekonomik sorunla boğuştu, malum, küresel kriz! Ben de her zamankinden daha çok eve mahkum bir yıl geçirdim, malum Duru ve uzun kış günleri... Hatırlanmaya değer anlar, Durucumun bize yaşattığı güzellikler ve sağlıklı, mutlu geçirdiğimiz günler elbette...
Sanırım ebe olma sırası da bende. Denizcim, sen ne düşünüyorsun bu hususta ?

Devamını Oku »