uydurukculuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uydurukculuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Sadede gel!!!

Bazen, hatta sık sık gözüme batıyor evdeki eşyalar. Mesela evde o kadar çok yastık varki, kişi başına 10 yastıktan fazla düşüyor ve bizden çok hacime sahipler. Evin asıl sahibi, koltukların üstüne yayılmış yastıklar sanki. Bir sürü şey aslında hiç gerekmiyorken alınmış, ve fazladan yer kaplıyorlar. Dikkatli bakınca, en ilkel olanı en çok işimize yarıyor gibi, özellikle de mutfakta.
Hiç ısınamadım şu mutfak robotu denen icada, kocaman, aparatları bi dünya, üstelik bir bıçak ve bir rendenin yaptığını yapıyor. Benim mutfaktaki en iyi dostum, lazerli tırtıklı bir bıçağım var, işte o dur. Yıkayıp sürekli onu kullanırım. Suya çeken süpürgeden vazgeçemem, toz kalkmıyor ama yere döküleni hemen temizlemek için de çok zahmetli ve hantal. Gırgırım, canım benim, sen benim şah damarımmısın, gökkuşağımmısın acaba :))) Çok dalga geçtiğim şeyler zamanla en iyi dostum oldu...
Bir de şu kocaman tost makinesi yok mu tezgahın üstünde, yayılmış, her tarafına da yağlar konuşlanmış, pis pis sırıtıyor bana. Acaba evlendiğimizden beri kaç kere ızgara olarak kullandık? Tost yapmak için fazlaca iri değilmi sencede günlük? Şu üsttekinden bulup alıcam ve kaldırıcam bunu en kısa zamanda, annem yapardı küçükken, gayet güzeldi tostu, hemde temizliği de kolaydır onun! Piiiis yağlı şey seni...
Neden aldığımı sık sık sorguladığım bir diğer alette katı meyva sıkacağıdır. Üç tane elma sıkıyor, otuz parça bulaşık çıkıyor günlük, nalet gelsin, meyva kasemi alır otururum soyarım yediririm çocuklarıma, kendim de yerim. İğrenç tv reklamlarındaki gibi yeşil iksir mi hazırlıycam? Spora giderken enerji drink mi yapıcam allaaşkına? Bu ne? Diğerinin biraz daha güzeli bir portakal sıkacağım var yeterli bence. En son yoğurt makinası alıyordum da allah korudu, baktım kapları plastik vazgeçtim, büyük kapaklı, cam kaseler aldım, yoğurt mayalamayı da öğrendim bi zahmet.

Bu arada sizde varmı boşuna yer kaplayanlardan?
Evde fax ve tarayıcı yerine belgenin fotoğrafını çekip mail atıyorum, işimi çok kolaylaştırdı bu buluşum, bunuda paylaşmak istedim :)

Devamını Oku »

Bebek şekeri & kapı süsü

IMG_8255

Cumartesi Ayşe, Aylin, ben ve göbeğim Eminönü'ne geçtik. Mevkiinin kurdu olmuş Ayşe bizi bir hana soktu, girişten aşşağıya doğru 5 kat döne döne iniyor, her kat ta benim için harikalar diyarı gibi. Yani inanırmısın günlük herşeyi satın alsam, onluk yirmilik banknotları böyle saça saça dönerek insem en alt kata kadar... Asansöyle tekrar çıksam, bi tur daha dönsem...
IMG_8333
Tam bir sektör haline gelmiş, bebek şekerleri, kapı süsleri, vs... Bir sürü mağza ve çeşit var. Hazır halde de satılıyor tabiki. Maliyet açısından arada çok büyük fark olmuyor, kendin hazırladığında ama, biz hamarat!!! blogcular seviyoruz galiba ' ben yaptım' demeyi.
IMG_8335
Dediğim gibi, çok fazla çeşit, çok kafa karışıklığı durumu oldu, küçük kovalarla ve saplı meleklerle iki çeşit hazırlamaya karar verdik, Tül, kurdele, bir kaç çeşit aksesuar beğendik. Badem ve renkli şeker aldık. Evde Aylinle yapmaya başladık, annem de dayanamadı, çok kısa sürede bitti, yapımı da zevkliydi, bitmiş hali de çok hoşumuza gitti...
IMG_8344
IMG_8346
IMG_8296
İğne korkusuyla çok düzenli içmeye başladığım demir şurubumun şişeleriyle, bunları yaptım. gerçekten oyuncak gibi, şişelerle, şekerlerle eğlendim bir müddet.
IMG_8308
IMG_8311

IMG_8351
2 Numaranın adı tescillenmiş oldu böylece... Keçe işlerine daha önce hiç bulaşmamıştım ama çokkkk zevkliymiş. Keçe ustası hatunların bir bildiği varmış! Kapı süsü konusunda üstümde bir baskı oluşturdu annem, Aylin ve Ayşe. Sevmediğimi söylesem de ikna edici olamadım, bir süre sonra benden bağımsız olarak bakmaya başladılar çeşitlere. Aylin
-abla almadan dönemeyiz, annemiz kızaaaarrr!!! diye, korkutmaya çalıştı beni ama o tüller, üstündeki bebekler... Çok sevimsiz geldi. Keçeden bunu yaptım.
IMG_8361
Duruşun hastane sepeti. Annemle Sevim Teyze içindeki kılıfı ve minik yatak örtüsünü yeni kumaşla tekrar diktiler. Çok seviyorum bu sepeti. Gerçekten leylek gagasına takmış, çocuğu sepetle birlikte getirip bırakmış gibi...
IMG_8358

Devamını Oku »

Kanaviçe Duvar Süsü ve Kötü Haberler...

Sabah haberleri dinlediğimden beri aklımda, içine kocaman acı düşen aileler, anneler, babalar, yok edilen gençler... Bu işte bir mantıksızlık var. Birden çok mantıksızlık var... Neden birden bire arttı korkunç terör, neden hep ortalama gelir gurubundaki ailelerin çocukları kurban, neden etkili operasyonlar yapılamıyor, neden kendi ülkemizde gelip bizim çocuklarımızı öldürebiliyorlar da birşey yapamıyoruz, neden çoğunluğumuzun desteklediği insanlar bizleri alkolden, internetin tehlikelerinden, ergenekondan koruma konusunda bile daha kararlı da neden sivil-polis-asker kayıplarında çıt çıkmıyor, neden milli gelirimizi eğitime değil, sağlığa vs değil askeri yatırımlara akıtırken yine de ağır bedeller ödüyoruz, neden dış siyasette bu kadar pasif kalıyoruz, terörü besleyenlerle hesaplaşamıyoruz, neden unutuyoruz, neden affediyoruz, neden alışıyoruz...




Kanaviçeli havlulardan almış annem, havludaki kanaviçeyle annemin gençliğinde yaptığı birebir aynı. Renkleri bile. fotoğraflamak hiç aklıma gelmedi, gidince çekerim mutlaka. Bunları da eşimin annesi uzuuuun yıllar önce deneme amaçlı yapmış. Çok hoşuma gidince bana verdi, bende ikimize de çerçeveleyip duvar süsü yaptım. Kanaviçe nedense hoşuma gidiyor, dantelden abartısız nefret ederim ama kanaviçe gerçekten sanat, çok hoş desenleri, renkleri...




Devamını Oku »

hala bilmiyorum...



Eskiden, ben çocukken, büyük cam şişede kola vardı galiba 1.5lt, depozitoluydu. Misafir gelince alınırdı. Tadı dahamı güzeldi, banamı öyle geliyordu, bilmiyorum...

Ketçap ilk çıktığında yine cam şişedeydi, azaldığı zaman dibine sert ve kararlı yumruklar vurmak gerekirdi dökebilmek için, daha mı güzeldi, öylemi hatırlıyorum, bilmiyorum...

'Kavuniçi' diye bir renk vardı boya kalemlerinin içinde, nereye kayboldu, bilmiyorum...

'Okul önlerinde hap vs satılıyormuş' diye bir söylenti yoktu, ama bir 'toz' bağımlılığı vardı, bakkalda satılırdı, şeffaf poşette. Leblebi tozu. Ne zevk alırdık, bilmiyorum...

'Alacakaranlık' modasına uzun yıllar vardı, ama yine mahalle bakkalımızdan temin ettiğimiz vampir dişliklerimiz vardı. Beyaz, plastik. Kim ne amaçla icat etti, bilmiyorum...

Lastik atlar, formumuzu korurduk. Ama illa ki Alman lastiği. Yani bir lastik oyunu icat etmişliğimizde mi yoktu, onudamı daha ucuza geliyor diye ithal etmiştik, bilmiyorum...

Misafirlikte annemin gösterdiği yere oturur, 'yok o çay içmez' dediği zaman, çay isteyemez, yaramazlık yapmayı aklımdan geçirdiğimde bie annemle göz göze gelir ve yapmamam gerektiğini gözünden anlardım. Anlardık yani topluca. Folik asit eksikliğimiydi, bilmiyorum...

Annem minik havlu şort giydiridi, köşesinde çapraz raket logosu vardı, uyumlu renkte bez ayakkabılarım vardı ve annem saçıma da aynı rekte örgü ipten bi bant takardı. Kendimi çok güzel hissederdim. 80.li yıllar :(

Sizin bilmedikleriniz varmı, arada bir aklınıza gelen?

Devamını Oku »

Kırpık keçelerinizi atmayın!!! Değerlendirin:)))))



Geçtiğimiz haftalarda Rabişe uğradım, keçeleri napıcamızı düşünüyorduk, 'fikrim geldi, ev süsü yapalım ' diye bağırdım, içeri girince. Rabiş te bir kısmını kesip toka ve taç yapmış, balık ve kuş dikip kalan keçeleri de kuyruk yapalım dedim. biraz önce attım daha kırpıkları dedi. Kağıt çöpünün içinden toplayıp çıkardık parçaları, ben kuyruk işindeyim. Rabiş hayvan dikim işleri departmanında. En alttaki gibi bir şey çıktı işte ortaya. Yanlız bu kırpık değerlenbdirme konusunda çok güveniyorum ürüne, herşeye yakışıyor, Hemde bir cm bile boşa gitmiyor. Harika bir buluş yani!!!





Devamını Oku »

Anka kuşum benim...


İnsanlar oturup bir tabloyu, resmi seyrederler ya, filmlerde fln, abartı gelirdi bana. Ama şimdi bu ebrunun karşısında uzun uzun vakit geçiriyorum, derinlere dalıyorum bakarken... Duruş yapmış okulda, muhtemelen öğretmeni yaparken fırçayı tuttu, genede ne anlamlar yükledim günlerdir, benim için sanat eseri... Bayılıyor insan çocuğunun yaptıklarına, sadece kuzuya motivasyon amaçlı değil, gerçekten kendini tutamayıp çoşma hali bu. Her yaptığıyla gurur duymak, belki bu kadar hızlı büyüdüğüne inanamamak. Kuzgunla yavrusu misali...

Devamını Oku »