
Çok sevdiğimiz 'eskrim' duruşu, süpermen uçuşu da olabilir, yanlış anlamaya hiç gerek yok!

Günlükçüğümü biraz ihmal ettim, diğer çocuklarımdır bahanem. Anneanne tatil köyünden kesin dönüş yapınca, iş-güç-yedir-içir meşgalesi, yorgunluk uykusuzluk vs... 'boş vakitlerinde kitap bile okuyamaz, zaten boş vakitte bulamaz' haldeyim.
Eve döndük ama bir sürü poşet, çanta, ötesi berisi, ıvırkıvırı yığdık evin girişine, yerleştirmek için eksta iki fincan daha kahfe istedi bünye. Temizletip bıraktığım ev tozlanmış, temizlik tabi arkadan. Duruşun okula dönüş yapması işimi kolaylaştırdı, Demircikte uzun uzun uyuyarak yardımcı oldu annesine. Biraz da Duruşun yüksek perdeden sesi olmayınca hem iş yapıp hem kafamı dinledim, bazen huzur verdi, bazen de çok canım sıkıldı, kendimi yanlız hissettim. Sonra misafirlerle hareketlendi yine günler, geçti sıkıntımda.
Sadece sürekli evde olmak ve istediğim zaman dışarı çıkamamak klostrofobik bir stres yaratıyor bende. Duruyla evde olduğumuz zamanlarda tanışmıştık. Fanusun içindeymişim, hayattan soyutlanmışım gibi hissediyorum, şimdilik çok zorlamıyor, belkide iki çocuk buna da vakit bırakmıyor...

Duruş'un tasarımı bu uğurlar :) Yoksa manasız bi süsleme yapıp çekeyim, sanat olsun değildi amacımız:)
Hafta sonuna doğru, Duruşun ateş belirtileri başladı, tabi benim dünyam karardı yine birden, çok zordur Durunun hastalığı, yemez, içmez, her türlü tedavi girişimini reddeder, bir de son aylarda şuruplar kusturmaya başladı, en son iğne yaptırmak zorunda kaldık. Aynı gün de okulla sinema günleri vardı, evde dinlenmesi gerekirken, ikna edemedik ve okula gitti. Sinemada iyiyimiş ama dönünce ateşi yükselmiş, babasıyla eve döndüler. Demir solumda, Duruş sağımda yattık, Demire hastalık geçme riskini Allaha havale ederek, ateşli- kusarak ve inleyerek geçen gecenin sabahında ayaklarımı sürüyerek Duruşa nane-limon yapmaya çalışıyorum, bi taraftan Demir de başladı ağlamaya, odaya girdiğimizde nedense kafaları birbirine yaklaşmış ağlaşan iki çocuk bulduk. Ferhatla gülmeye başladık,
-niye ağlaşıyoki bunlar? dedi
-garip onlar, kimsesiz, başbaşa verip ağlaşıyolar hep! dedim.
Gün bir şekilde bitti, akşama misafirlerimiz vardı, onları da ağırladık, bende çok korktuğum Demir + hasta Duru sınavının vizesini vermiş oldum, umarım finali daha kolay olur, büte kalmayız...

Bu arada, ben yazana kadar Duruş iyileşti, atlattık, Demire geçmedi, anne sütü koruyor sanıyorum, çok teşekkür ederim güzel yorumlara...
















