Nereden geldik nerelere gidicez...


Canım sıkkın. Keyfimi kaçırıyor yine memleket meseleleri. Uzun zamandır vazgeçmiştim, kendimi çoğunluk bunu istiyorsa yapacak bişey yok diye avutuyor, hatta şaşırmıyordum da artık ama olmuyor, dozu artıyor git gide. Benim de kendime göre bir muhafazakar yanım var ve kadınsal konularda bir erkek yorumu duymak beni hep rahatsız eder, hele ki tepeden inme böyle bir yasak...

Hatun egemen bir blog alemi var, ya da benim penceremden öyle görünüyor, ama çıt yok... Sanki bizim meselemiz değilmiş gibi... Benim kocamla oturup karar vermem gereken bir konuda bir başkasına söz hakkı düşmez, daha vahim durumlarda, nasıl bir dayatma yapılabilir? Kadını koruyamayan, erkek terörünü halledemeyen, aksine sessizliğiyle bütün bu suçlara ortak olan, erkek egemen bir toplumuz, kimin ne hakkı var bir kadını cinayetle suçlamaya, bu kadar mı temiz sicilimiz?

Kızım için endişeleniyorum, ütü yaparken bile bunları düşünüyorum, duyduğumdan beri kafamdan atamıyorum daha doğrusu...Hiç sevmem 'bu ülkede yaşanmaz' söylemini, bütün zorluklarıyla ve güzellikleriyle bağlıyım ben, uğruna canını verenlerin hatırası için. Ama artık inceden bir tiksinti duyuyorum, sanki burası benim herşeyiyle sevdiğim yer değil, başkalarının ülkesi. Artık eskisi kadar sevemiyorum bu suskun insanları...

11 yorum:

  • minik diyor:
    31 Mayıs 2012 05:19

    Tam da ,bir tek beni mi üzüyor bu olanlar,bir tek ben mi takıyorum böyle şeylere kafamı derken okudum bu yazıyı.Ben de kızım ve kendime ait hayatım için endişeliyim.Eskiden çok normal gelen şeyler meğer ne büyük özgürlüklermiş,tek tek kaybederken farkediyoruz malesef.

  • sihirli süpürgeee diyor:
    31 Mayıs 2012 05:50

    aynı şey bende de var işten eve dönüp bu konuyla ilgili bir şeyler yazmayı düşünüyordum, sizin yazınızla karşılaştım ve size tamamen katılıyorum. iki gündür sinirim tepemde, millete sosyal medyadan laf yetiştirmeye çalışıyorum ve bu konuyla ilgili herkes ahkam kesmeye çalışıyor. hele sağlık (!) bakanı (tecavüze uğrayan çocuğunu doğursun devlet bakar) ve insan hakları (!) komisyonu başkanının (bosnada tecaüze uğrayan kadınlar çocuklarını aldırmadılar, doğurdular) açıklamalarından sonra kanım akmıyormuş gibi hissediyorum. sen sanki var olan nüfusa her türlü imkanı sağlamışsın, sosyal hizmetlerdeki çocuklar el bebek gül bebek bakılıyor, açlıktan bu ülkede insanlar ölmüyor ya da iş bulamadığı için insanlar intihar etmiyormuş gibi doğmamış bebekleri koruyacaklarını (!) iddia ediyorlar. denecek şey çok artık yoruldum, gerçekten bu ülke yaşanmaz hale geliyor ama atalarımızın canlarını, kanlarını vererek kazandıkları bu ülkeyi onlara yedirmek istemiyorum. bu arada pazar günü bir yürüyüş düzenlenecek kadıköyde eğer istanbuldaysanız, belki katılmak istersiniz. işte linki:https://www.facebook.com/events/115839055220881/

  • Deniz diyor:
    31 Mayıs 2012 06:29

    Ben de yazdım, ama dediğin gibi o kadar yetersiz ki çıkan ses... Hatta facebookta bu konuda yorum yazarken, bir hemcinsimiz benim vaktim dar, gündemi artık değiştirelim yazmış! Bir değişecek ki, rahat dünyalarımız o zaman göreceğiz hanyayı konyayı... Anlamadıkları şey, kürtaj tartışması bitecek,korunma yöntemleri yasaklanacak, doz yükseliyor, uyuyalım ülkece

  • Recep Altun; diyor:
    31 Mayıs 2012 07:05

    Merhabalar,

    Siz de aynen benim gibi düşünüyorsunuz. Hatta ben geçen bir toplantıda daha da ileri giderek: "Cenab-ı Hakk, beni ait olduğum tabiyetimden dolayı değil imanım ile takvamdan sorgulayacak, o halde bu memlekette yaşanmaz; imanımı ve takvamı muhafaza edebileceğim ve adam gibi yaşayabileceğim başka bir ülkede yaşamaya devam ederim" demiştim. Her ne kadar bir öfkeye bağlı olarak bunu böyle söylemişsem de, bu vatan için toprağa düşmüş ecdadımı terk ederek başka bir yerleri vatan edinmek de ceddime ağır gelmişti.

    Bir gazete yazarının meşhur bir sözü vardı: "Ne zaman adam oluruz?" diye ve ardından da hergün bir eksiğimizi bu sözün altında yayınlardı. İşte Cenab-ı Hakk'tan tek duam: "Ya Rabb'im, bu topraklar üzerinde yaşayan tüm kalbi katılaşmış, vicdansız ve merhametsiz insanlara hidayet ihsan eyle ve onları ıslah et" şeklindedir.

    Selam ve dualarımla. Herşey gönlünüzce olsun.

  • Aysun ercan karakaş diyor:
    31 Mayıs 2012 08:24

    Atatürke ne kadar minnet duysak az, laf olsun diye değil, onun kadar kadınları düşünen başka bir devlet adamı daha olmadı bence...sevgiler...

  • Aysun ercan karakaş diyor:
    31 Mayıs 2012 08:25

    çok istiyorum, katılmaya çalışacam, umutsuzum ama yine de böyle oturmak istemiyorum...sevgiler...

  • Aysun ercan karakaş diyor:
    31 Mayıs 2012 08:26

    duyarsızlık diz boyu... üç çocuk dayatması yeterli olmadı, kanunla desteklenmeye çalışılıyor... sevgiler...

  • Aysun ercan karakaş diyor:
    31 Mayıs 2012 08:27

    altaylıdan bahsediyorsunuz sanırım, pek hazetmem ama bütün dediklerinize katılıyorum, en azından farkındayız ,sevgiler...

  • Recep Altun; diyor:
    31 Mayıs 2012 11:02

    Merhabalar,

    Evet, çok sonra ben de ismini hatırlamıştım. Altaylı'nın mahlasıydı bahsettiğim.

    Selam ve dua ile.

  • didem diyor:
    31 Mayıs 2012 15:55

    Aklin mantigin sinirlarini zorlayan seyler. Ulkemiz ne hale geldi. Ataturk'un modern, gelismekte, ozgur dusunceli insanlarla dolu biraktigi ulke nasil bu duruma dustu anlasilacak sey degil. Dedigin gibi ses cikarmaya cikarmaya kabullenilmis gibi bir hal aldi.

  • Zeugma diyor:
    7 Haziran 2012 12:36

    Üst üste akıl almayacak darbeler almaya başladı ülke.
    Ruh halimiz seninkinden farklı değil Aysuncuğum :(

Yorum Gönder

Datttlu Yorumlar