Bir pazar klasiği

Gerçekten geleneksel bir pazardı, 8.30 da kalktığımda elektrikler yoktu, 1 de çıkarken hala yoktu. Genelde oturduğumuz yerde pazar günleri elektrik kesintisi olur. Akşam eve geldiğimizde de evimiz ışıl ışıldı, evet, Duru oynamış...

4senedir Tuzla daki pazara gitmek istiyordum ama olmamaıştı, bugün Ferhat arabayı parkederken ben de pazarı farkettim, kısa bi tur attık, gerçekten orjinal bir pazarmış, güzeldi.

Durucum çilek kemirdi, simit kemirdi ama en çok turşu yedi, annesini kızı, seviyoruz ekşi ve acıyı. Turşu çeşitleri de çok çekiciydi. Bamya, erik, sarımsak turşularını ilk defa gördüm, ortaya karışık yaptırdık bakalım, deneyeceğiz.


Bi de bunları buldum; pazar çantasına geçmiştik zaten ama bu daha sevimli, 2 lira.


Duvar sticker ı dolu hertaraf, ikea da 30 liraya aldığım için pişmanım çünkü pazarda 2 lira.En azından ben Ayşe gibi Tahtakaleye 5 liraya sticker almaya gitmedim hehehhehe...

Anne kız biblosu aldık, 5 lira, babamıza pahalı geldi, ama anlamlııı dedik, topaç aldık, 2 lira, eh duruda 2 çevirdi sıkıldı zaten.

Tuzla yı gezdik, ayıp biliyorum ama ilk defa gezdik, çoookkk beğendik...




Kapanışı da mc donalds ta yaptık, Durucum bir haftadır, reklamlarını izleyip, Arven li oyuncakları için istiyordu, kırmayalım dedim, sonra vazgeçtim, sonra yok yok götürelim dedim, sonra babasına yönlendirdim belki o başka birşey önerir diye ama o daha da dayanıksız çıktı, ikiletmedi bile, eh götürdük işte bidaha yapmıcas günlük.

Devamını Oku »

park havası


Dün hava mükemmeldi, Ocak ayı için anormal bi sıcaklık vardı, park yine çocuklarla doldu. Durucum oynamayı unutmuş, bi süre kumlarla uğraşan çocukları inceledi, açılması biraz zaman aldı 3saat oynadı arkadaşlarıyla, eve gitmeye çok zor ikna edebildim.
Dönüncede dinlendi kuzu.

Devamını Oku »

İngilizce çilesi başlıyor

İngilizce kelime öğretmeyi denedim ama unutuyor ya da karıştırıyor
for example;
-su neydi yavrucum; apple
-elma neydi; water!
Çünkü sürekli kullanmıyor, aynen çoğumuzun -bende dahil-
'o kadar kurslara gittim hala anlayabiliyorum ama konuşamıyorum'
dediği gibi. Yoksa toplum olarak yabancı dil öğrenme konusunda bi kodlama hatamız falan yoktur herhalde.
Şarkı öğrettiğim zaman unutmuyor, çünkü daha eğlenceli.

Devamını Oku »

çok işimiz var, meşgul etme günlük


Durucumla bu ara bu işlerle meşgulüz. İç dekorasyon, peyzaj, çiftlik işleri...

Evciliiiikk, çok banal!



Anne her yerde anne. Yine mutfağında, ocağının başında.

Aç organizmalar.

Balığa çıkıyoruz. Babası balıklı oyuncak getirmiş, hani modaydı, nemo, adı çinekop olsun dedim, evde çinepok nerde anneee diye geziyor:)
Simli parıltılı boyalara bayılıyor, ben nefret de ediyorum bu simlerden, hiç uyuşamıyoruz.



Üç dk bile iyi geçinemiyorlar. Hemen birbirlerini ya da aynı oyuncağı çekiştirmeye başlıyor cadılar.

Şu hayvanları yanyana dizelim, güzel güzel oynayalım istiyorum, üç tanesini daha yanyana koymuşluğu yok. Çabuk sıkılıyor. Napmak lazım?

Çok serseri görünüyor, ekleyim dedim.

Devamını Oku »

Yılbaşı çikolatası




Annem küçükken bana yılbaşında hayvanlı çikolata alırdı. Kadıköy'de Altınoğlu pastanesinde hayvan şeklinde çikolatalar olur, sadece yılbaşında çıkar, annemle birlikte giderdik, ben seçerdim. Artık kemirme sırası Duruda. Gelenek devam ediyor. Biraz büyük görünüyor ama içleri boş.


Durucumla dün dönüş yaptık evimize, Giderken bu sefer temizlik yapıp bırakıcam evi diye titizlenmiştim ama dönünce anladım ki sonuç değişmiyor, içinde olmasakta ev kirleniyor. Bir de giderken toplanma, gelince yerleşme fln, yorucu oluyor, yani günlük seni ihmal etmemin nedeni budur...

Arkadaşlarla, bazı bazı...

Bu resimdeki şahısların gerçekle ilgisi yoktur, hiçbiri iyi derecede enstruman çalamamaktadır, seslerine tahammül etmek zordur, kendi hallerine bırakın, aşşağıda takılsınlar.



Son zamanlarda seyrettiğim en kötü filme gittim hafta sonu ; Yahşi Batı. Avatarda yer yoktu. Durucum anneannesiyle kalınca içim de çok rahattı, tek problem, arkamdan hiç mızmızlanmamasıydı, çok mutlu uğurladı beni, insan bi damla gözyaşı döker dimi?

Devamını Oku »

Bu senenin son post'u


Durucuma bale kursu buldum, 4 yaşındaki çocuklar alınıyormuş, 3 olmazmı fln die pazarlık yaptım ki pek beceremem ve dahi bizim kız iki yaşında daha, getirin bi görelim çocunuzu dediler ve inanırmısın günlük, heyecandan gece uyku uyuyamadım. Şimdi burdan, zamanında dalga geçtiğim, üniversite sınavında kapıda çocuklarını bekleyen bütün ebebeyinlerden özür diliyorum, çünkü anladımki bende farklı olamıycam!
Pazar sabahı götürdük Duruyla Eylülü, sevmediler, Eylül biraz ortada dolaştı, Duru oturduğu yerden inmedi bile. Nerdeyse iki anne biz dansedecektik ama kızlarda hiç hareket yoktu. Bide üstüne Eylül 'anneee lahmacun yemiycekmiyizzz' diye sormaya başladı, Duru 'babaya simit alıcaktıkkk ne zamann gitcesss' diye bağırmaya başladı, toparlanıp çıktık, bir sene daha Duruya bale konusunu hatırlatmamaya karar verdim, bakalım belki bu arada başka birşeyler buluruz sevebileceği.




Simitimizi alıp döndük, babamız hazırlamış kahvaltımızı, yapmış planı bizi beklemiş, hızlı bir toparlanma, yine düştük yollara.
Durucum öğleden sonrasını da Ecrin le Ağva'da geçirdi, sanırım kızlar iyi vakit geçirdi, tabi bizde. Hava ılıktı, deniz kenarında baya vakit geçirdik, acıkınca yine bi ağaç ev bulduk, balık balık balıkkkkk...

Bugün acayip bişe oldu, bizim adamcuvez, süngerpop dergisi almış, içinden de cizgifilm cd si çıkmış, Duru hiç elinden düşürmüyor,ben tel.la konuşurken Durucum yanıma gelip bişeyler anlatmaya çalıştı, muhtemelen 'bu cd yi açarmısın demeye çalıştı, bende 'tel. dayım birazdan birazdan' diye atlattım, sonra içeri geldim, baktım Duru hnm, cd' yi yerleştirmiş, başlatmış, koltuğa kurulmuş, seyrediyor! Bence inanılmaz bişe, çünkü tv'açmış tamam, receiver'ı kapatmış eeh onada tamam, ya cd yi nasıl taktın oynattın tv'u ayarladın arkadaş?
Sonra bende babamızı aradım anlatmak için, o da 'tel'dayım birazdan birazdan' diye beni atlattı :)



Sonra dışarı çıktık, sonra eve döndük, sonra Duru koltukta uyuya kaldı, sonraaaaa herkese iyi seneler, bize İstanbul yolları, size mutluluklarrr.......

Devamını Oku »

yeni year



Eski yıl sona erdi,
Yepyeni bir yıl geldi
Yeni yıl yeni yıl yeni yıl yeni yıl, bizlere kutlu olsun
Yeni yıl yeni yıl yeni yıl yeni yıl, bizlere mutlu olsun...

Çocukken söylerdik. Düşünmeden, bizim geleneğimizmi, noel mi yılbaşı mı, dinimizde varmı, bize uyarmı, sorgulamazdık, birkaç saat daha fazla tv, kuruyemiş, portakal, büyük cam şişede cola, fırında tavuk, cuvezli kabak tatlısı ve kalabalık bir akşam yemeği. Biz yılbaşını akşamını böyle geçirirdik ve biliyorum ki hemen hemen herkes yaklaşık olarak bunları yapardı. Peki şimdi neyi tartışıyoruz? Bence ağaç süsleyenler daha az dindar değil, ya da birilerine hediye alanlar daha az Türk olamaz, boşverelim bunları, yeni yıl yeni yıldır, herkes için ve yeni bir şeye başlamak ta hep umut verir.



Peki biz neden bu ak sakallı, Demre'li hemşerimize bu kadar mesafeli duruyoruz? 'Bizim çocuklarımıza hediye mediye getirmesin, lazım diiil' diyoruz? Neşeli hayattamı yok edemedi bu husumeti? Bence kesinlikle pozitif bir enerjisi var, bakınca mutlu oluyorum. Sanki heybeden banada kırmızı bir babet çıkıcakmış gibi:)


Bu güne kadar gerek duymamıştım ama bu sene bizde ağaç süsleyeceğiz, konuşmadık ama nedense annem, aylin, ben de dahil, sözleşmiş gibi, Durucuma ağaç süsleyelimmi beraber, balon şişirelim vs. demeye başladık, belki de çocuklarla anlamlı oluyor bazı şeyler, onlar mutlu olunca insan kendini mutlu hissediyor. Bazen şüpeleniyorum, onu mutlu etmek bahanesiyle kendimi mi eğlendiriyorum diye. Oyuncak alırken kendime alır gibi mi hissediyorum, elbiselerini dolaba asarken, şebnem bebeklerle oynadığımı mı hatırlıyorum acaba?
nooldu günlük? kaldın ?

Devamını Oku »

Güneş topla benim için...




Ne güzel bi hava vardı bugün.Yeniden bisiklet taşıdık aşşağıya. Durucum kendi kendine, ben iteklemeden bisikletiyle dolaştı bugün, pedallara yetişemiyordu, demek boyu uzamış.

Bugün de yeni bi tavır ekledi kendine; ellerinin üzerine yatıp gözlerini mahzun mahsun yere devirip,
'ama ben üzgünüüümm' diyor,
'neden üzüldün, anlatmak istermisin ' diyorum, içimden dalga geçerek,
'istemem' diyor, kendiside bilmiyor çünkü :)

Devamını Oku »

Kutu kutu pense :) niyeki ?



Hafta sonu menüsü mantı ve kuru fasulye oldu. Bunun nedenlerinden biri, Can'ın annesi yapar da ben çocuma mantı yapamazmıyım (daha dürüstçesi, anneme yaptıramazmıyım )kıskançlığıydı:) İkinci nedenide, hani bir reklam varya, alican evde fastfood, anneannesine giderse kuru fasulye yiyor, obez, mertcan sağlıklı besleniyor vs... yaklaşık böyle bişey ama tam bir vicdan azabı!




Bu hafta kutu kaplama hastalığına bulaştım. Milyoncuda deseni hoşuma gitti, yapışkanlı kaplama kağıdı aldım, dolap içlerine fln yapıştırmak için, sonra bir ayakkabı kutusu kaplamak geldi aklıma, durunun küçük oyuncaklarını koymak için, sonrada birsürü birsürü kapladım, koştum milyoncuya başka kağıtlar aldım, anneme bıraktım yaptıklarımı, evde tekrar uğraşmaya başladım. Bendeki ayakkabı kutuları, üstbkomşunun tesisat sorunu yüzünden ıslanmıştı, yamuk yumuk kutuları kapladım mecburen, birşey aklıma düşünce hemen yapmak zorunda hissediyorum kendimi, bekleyemiyorum. Aslında çok zevkli ama Durucum ben yaparken sıkılıyor, onada oyalansın diye başka oyunlar icat etmeye çalışıyorum, böyle...





Üstüne kuş ta kondursammı, yok yok çıkarim, daha sade olsun, yok ama böyle daha sevimli sanki...

Önce tavşan gibi tırmanmayı öğrendi, şimdilerde gayet başarılı inip çıkıyor, ilk defa geçen haftalarda düştü Durucum, hemde üstten aşşağıya kadar yumuşak bir yuvarlanma oldu, allahtan hiçbirşey olmadı biryerine.


Şu rüzgar gülüyle iki gün oynadı, oyuncaklarıyla bu kadar ilgilenmiyor.


Ben bu çocuğu tanımıyorum, ilk defa görüyorum. Ama anladığım kadarıyla annesi hiç terbiye verememiş, çok yazık.

Devamını Oku »