KARDEŞİM
BENİM
Duruşla
Demirin arasında 5 yaş var. Tam iki
hafta var yaş günleri arasında. Demir de ilk yaşını doldurmak üzere. Bebeklerin
en tatlı dönemleridir, her şeyi yarım yamalak yapabildiği zamanlar. Demirtoşum da bu aralar paytak paytak
yürümeye çalışıyor, karşılıklı oturuyoruz,
altın topumuzu birbirimize gönderip eğleniyoruz, gerçekten çok sevimli
bu halleri ve evde müthiş bir enerji demek çocuklar…
Biz bazen
fazlaca kendimizi kaptırıp oyuna dalarken, bir çift göz de bizi izliyor, kaygı
ve endişe içinde. Sahne zaptedilmiş, büyükler başka bir oyuncak bulmuş, başka
bir bebeği sever olmuş, anne baba zaten kölesi, anneanne babaanne kucağından
düşürmüyor, gelen misafir önce onu soruyor, bir de ellerinde kamera, marifet
gibi her yaptığını kaydediyorlar…
Düşününce
çok büyük bir stres kaynağı aslında. Yetişkin olarak aynı şeyleri yaşasam,
zemin ayaklarımın altında parçalanıyormuş gibi hissederdim herhalde… Aynı durumda bizler
ne yapadık?
***Daha fazla öne çıkmaya çabalar ve sonunda daha çok gözden düşebilirdik…
***Giderek
daha agresif tavırlar sergileyebilir,
sürekli çatışma içinde olabilirdik...
***
Rakibimizi seviyor ve takdir ediyor gibi görünüp çaktırmadan onun sahne
hayatını bitirmeye yönelik teşebbüsler içinde olabilirdik…
***Ondan
kurtuluş olmadığına kanaat getirip, onun gibi olmaya çalışabilirdik, muhtemelen
de bizim üzerimizde itici olurdu, eleştiriliyor olurduk, çocuk gibi
davranmamamız yönünde…
*** Bazı
fazla titizlenilen ev içi kurallar konusunu kullanabilirdik… Mesela aç kalmadan sanki yemek yemiyormuş gibi
davranabilir, saatinde uymayı reddedebilir,
özetle denilenin tersini yapmakta ısrarcı olabilirdik… Ki bu da işe
yaramazdı, üstelik hane halkının bize karşı daha tepkisel olmasına da neden olurdu…
Bizim evin
halleri de uzun zamandır böyle… Şu anda empatinin dibine vurmama rağmen çok
zorlanıyorum. Bunların farkında olmam da çoğunlukla durumu değiştirmiyor, Duruş
beni zorluyor, benim beynime doğru sıcak sıvılar yükseliyor, bağırmaya
başlıyorum, Duru da mutsuz ve üzgün
halde bir süreliğine kabuğuna çekiliyor. Daha önce göz göze geldiysek,
gözlerinden anlayabiliyorum çok
kırıldığını, bende kendime kızmaya içimden küfür etmeye başlıyorum, bir de
vicdan azabı biniyor üstüne…
Bir kardeşi olmalı mutlaka diye düşünüyordum, aslında hala öyle düşünüyorum, Demir duymasın, dünyaya geliş sebebi, ablasının kardeşi olmak. Bunlar da arka arkaya gelince, bir kardeş verip, çocukluğunun en tatlı zamanlarını mı elinden aldık bilmiyorum...
Ama bizim ev de Demirtoşla tamamlandı günlükçüm. Eksik varmış kadroda, o da gelmiş, herkes yerine yerleşmiş gibi ev şimdi...Uuuu datlummm benim...Datlularım benimmmm...
Not: üstteki resmi, Duruş kendine göre tamamlamış, ailemizi çizmiş. Demir nerde diye sordum, 'o anneannemde kalmak istemiş! dedi...
Devamını Oku »