Ne olur ıslak ıslak, bakma öyle...

Önceki gün,
-dikkat ederseniz, 'dün' değil, 'bugün' hiç değil, nerde o günügününe yazılan yazılar, aynı gün girilen postlar, korkarım yakında 'haftalık' olarak devam edeceksin, yayın hayatına-

evet, önceki gün, sabah küçük balkonda sabah sütü ve sütü bitirtebilme amaçlı ali cengiz oyunlarıyla güne başladık, sonra Tülay aradı, tiyatroya davet etti bizi, wallahi olabilir aslında, dedik, küçük çaplı bir organizasyonla, hazırlandık, çıktık, işyerine uğradık, Durucum resim yapıp, şekerleri bitirirken, bende biraz masamı düzenledim,

-ANNEEE GİDELİM ARTIK TİYATTOYAA, SIKILDIM BENNN, diye bağırıken Duru biraz daha bekle kızım, az kaldı yawwrucuğumm, bebeğim çıkıyoruz, derken, toparlandık, çıktık, yürüdük tiyatroya kadar, yürüdük derken, ben yürüdüm, Duru hnm,
-ANNE YORULDUM, KUCAKK, NÜFTENN AMAAA şeklinde rahat ve konforlu bir yolculuk yaptı.
Akşam bu konuyu anlattım babasına,
-çantam da ağır dı zaten, Duruda kucağımda çok zorlandım, bey, şeklinde dert yanarken, Duruçokbilmişten cevap geldi;
-ÇANTANI ALMA BİDAHA!
Güldüm sinirden, napim başka?






Duru hnm, çok yorulmuş olacakki, tiyatroya girip yerimize oturunca, ellerini yüzüne kapattı, İdil ve Defneyle hemen kaynaşamadılar, utandı bizimki, öylece uyuya kaldı kucağımda, oyun başlayana kadar kestirdi, sonra müzik sesiyle ve alkışlarla kendine geldi. Oyun çok güzeldi. Benim güzel papuçlarım. Palyaçolu robotlu, bebeklişebekli bir çocuk oyunu işte. Defneyi daha önce götürmüş annesi, ikinci seyredişleriydi.

Bitince de kızları bahçeye götürdük, yemek yediler, bizde onlarla uğraşırken, yemek yedik sanırım , pek birşey anlamadık. Bahçede balıklı bir süs havuzu var, Ferhat ta içine plastik nilüferler koymüş, süsleme amaçlı. Duruçokaktif, taktı kafasına, eline alıyor, bırakıyor, ellerini suya sokuyor, hadi oynasın diyorum, rahat bırak çocuğu diyorum içimden kendime, ama gözümde üstünde. Sonra nilüfer fazla uzağa gitti, sonra Duru daha ileriye uzanmaya başladı, sonra ayakları havalandı, Suya doğru kafadan girerken ben ayaklarından yakaladım, garson ensesinden tutu, ama bütün bunlar slowmotion geçti sanki gözümün önünden. Kollar tamamen suya girdi, çıkarıp koyduk kenara, sular damlıyo, kollardan aşşağı, Duruya baktım, sırıtmaya başladı, sonra hep beraber gülmeye başladık, bahçede oturanlarla beraber. Kollar içinde geçici çözümler bularak, babaannesine yolladım kuzuyu, işe döndüm, bugünü de böyle geçirdik günlük.

7 yorum:

  • ayşegül diyor:
    15 Nisan 2010 02:34

    ay çok güldüm yaa çok bilmiş cimcime :))

    bizim duru'yuda hiç tiyatroya götürmedim daha ne tepki verir acaba iyi fikir verdin ben bi bakayım.

  • ayşegül diyor:
    15 Nisan 2010 02:37

    ay çok güldüm yaa "çantayı alma"ha çok bilmiş cimcime seni :))

    bizim duru henüz tiyatroyla tanışmadı ne tepki verir acaba? iyi fikir verdin ben bi bakayım.

  • isoon diyor:
    15 Nisan 2010 02:56

    bende ilk defasında korkarak götürdüm, ama çok eğlendi şimdide, anneannesi de ben de sürekli götürüyoruz, geçen gün baktım, tv. da dikkatle tiyatro programı izliyo, ilgisini çekiyo artık demekki.

  • Deniz diyor:
    15 Nisan 2010 03:29

    güzellik:)

  • tulay diyor:
    15 Nisan 2010 04:48

    :):) anlata anlata bitiremedik babamıza ne tiyatroyu ne havuzu :)

  • tulay diyor:
    15 Nisan 2010 04:51

    ama yorum süper çanta taşıma annesi sende nene gerek :)

  • isoon diyor:
    15 Nisan 2010 04:55

    DİMİ AMA

Yorum Gönder

Datttlu Yorumlar